ELEKTRONIK ATIKLAR (E-ATIK)

Elektrikli ve Elektronik Cihaz Atıkları
Elektronik atıklar olarak adlandırılan veya kısaca E-atık adı verilen malzemeler; atık konumunda olan elektrikli ve elektronik cihazlardır. Elektronik atık adı verilen, elektronik cihaz/aletlerin kullanıcısı tarafından ekonomik kullanım süresini tamamlamasıyla ortaya çıkan atıklardır. Genel olarak elektronik atıklar TV, bilgisayar, yazıcı, telefon, fax, fotokopi makinaları, ekranlar, DVD, VCR, entegre devreler, yarı iletkenler, baskılı devreler, algılayıcılar, kablolar, MP3, tıbbi cihazlar gibi alet ve ekipmanlardan oluşmaktadır. Bu maddeler plastik, metal ve cam içermektedir. Bu elektronik atıklar parçalandıklarında, yakıldıklarında veya tekrar kazanım/kullanım için parçalandıklarında tehlikeli maddeler içerebilmektedir.

Elektrik ve elektronik endüstrisi dünyanın en büyük ve hızla büyüyen üretim sanayisi olması nedeni ile bu büyümenin sonucu olarak ve hızla eskime/demode olma nedeniyle eski/hurda elektronik cihazlar (elektronik atıklar) dünyada en ciddi katı artık problemlerinden birisi halini gelebilmiştir. Teknolojik yeniliklerin hızla değişmesi ve albeni durumun tüketiciyi cezbetmesi sonucu satın alınan elektronik aletlerin çok çabuk modası geçmektedir. Bu durum beraberinde çok fazla miktarda bu tür elektronik ürünlerin tüketilerek beraberinde e-atıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Elektronik atıklar bünyelerinde 1000’den fazla madde içerir. E-atıklar hem miktar açısından hem de içerdikleri Pb, Be, Hg, Cd, Cr+6 ve bromlu alev geciktiriciler (BFR) atıldıkları zaman hem iş hem de çevre güvenliğini tehdit ederek dolaylı olarak insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedirler.

Hergeçen gün hızla büyüyen bu e-atık (elektronik atık) sorunu gelişmiş ülkeler açısından önemli riskler oluşturmaya başlamıştır. Dünyada bir çok ülke elektronik atık sorunu karşısında çözüm üretmek yerine bu tür atıkların ve eski /hurda/kullanılmış kişisel bilgisayarların fakir ülkelere göndermeye başlamışlardır. Bu yöntem en kolay yol olarak tercih edilmiş hala uygulanmaktadır. Bu tehlikeli ithalat gün geçtikçe tartışılmaya başlanmıştır. Çoğu gelişmiş ülkelerin birçok elektronik atığı seyahati Çin gibi ülkelerde son bulmaktadır. Bu ülkeler bu e-atıklardan çok ilkel geri kazanım yöntemleriyle bakır, alüminyum ve altını geri kazanırken, kurşun ve diğer zehirli atıkların toprak ve suya karışmasına yol açmakta ve buna göz yummaktadır. Bu durum çevreçi kuruluşlar tarafından tartışılarak çözüm üretilmesi gerektiği savunulmaktadır.  Fakat günümüze kadar büyüyen elektronik atıklar konusunda sanayileşmiş ülkeler ve elektronik üreticileri tarafından sorunun çözülmesi konusunda yeterli adımlar atılmamıştır.

Elektronik Atık Miktarı
Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, 1996’dan 1999 yılına kadar dünya elektronik sektörü yüzde 10.5 oranında büyümüştür. 2003 yılında dünya elektronik eşya üretimi 1,324 milyon dolar tutarındadır. ABD 286 milyon dolarlık üretim ile dünya birincisi iken Japonya 170 milyon dolar ile ikinci ve Çin 147 milyon dolarla üçüncü sıradadır. Dünyada 2 milyar cep telefonu kullanıcısı vardır. Bu kaba bir hesapla 2 milyar cep telefonunun üretilip kullanıldığını göstermektedir. 2002 yılında dünyada 17,8 milyon adet monitör katod ışın tüpü (CRT) üretilmiştir. Dünya çapında gözlemlenen üretim artışı Türkiye’de de yaşanmaktadır. Türkiye’deki Elektronik sektörü üretimi para bazında 1991’den 1999’a %9 oranında artarken, bir yıl içinde 1999’dan 2000 yılına %15’lik bir artış göstermiştir.

DPT verilerine göre Türkiye’de 2000 yılında yaklaşık 30 milyon TV bulunmaktadır. 2003 yılında sabit telefon abone sayısı 19 milyona yakındır. Kullanılan telefon sayısının bu civarda olduğu söylenebilir. Türk Telekomünikasyon Kurumu Eylül ayı kayıtlarına göre Türkiye’de 40.4 milyon cep telefon abonesi bulunmaktadır ve 10 yıllık dönemde 70 milyon telefon Türkiye’ye girmiştir.

Dünyada cep telefonu kullanıcı sayısının 2012 yılında 6 milyara yaklaşaçağı tahmin edilmektedir. Bugün bütün dünyada 4,6 milyar cep telefonu ve 1 milyar PC olduğunu bildirilmektedir. Türkiye’de Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda garantili olarak satışı yapılan 90 milyon civarında cep telefonu bulunduğu bunlardan 65 milyonunun aktif durumda olduğu açıklanmaktadır. Sayı, yeni modeller, gelişen teknoloji ve cep telefonlarındaki cazip fiyatlarla her geçen gün bu sayı daha da artmaktadır.

Arçelik, BSH, Indesit Company BES, Türk Demirdöküm, Teba, Vestel Beyaz Eşya’dan oluşan Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nin verilerine göre, 2004 yılı Ocak-Ağustos döneminde 7 milyon 708 bin 706 adet olan buzdolabı, otomatik çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırından oluşan 4 ana beyaz eşya ürününün üretimi, bu yıl aynı dönemde 7 milyon 851 bin 87 adete yükselmiş. Ocak-Ağustos 2004 döneminde iç satışlar yüzde 4.1 artışla 3 milyon 313 bin 898 adetten, 3 milyon 450 bin 302 adete çıkmış. 2004 yılında üretim artışı yüzde 33,6 olurken, iç satışlar yüzde 64 oranında artmıştır. Tüm üretim rakamları hem dünyada hem Türkiye’de elektronik sektöründeki büyümenin önümüzdeki yıllarda devam edeceğine işaret etmektedir.

Dünyada ve Türkiye’de Elektronik Atık Pazarı
E-Atık (elektronik atık) elektronik eşyaların kullanıcısı tarafından kullanım süresini tamamlamasıyla ortaya çıkartılan atıktır. Amerikan Çevre Koruma Örgütü’ne göre dünyada en fazla e-atık üreten ülke ABD’dir. 2000 yılında 4,6 milyon ton e-atık gömülmüştür ve bu miktarın gelecek bir iki yıl içerisinde 4 kat artarak 20 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir. Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin 2003 yılında yaptığı tahmine göre birkaç yıl içinde ABD’de 315 milyon ile 680 milyon arasında bilgisayar kullanılamaz hale gelecektir. Kaliforniya eyaletinde her gün 6,000 bilgisayar eskimektedir. Japonya’da sadece 2002 yılında 20 milyon adet beyaz eşyanın çöpe atıldığı tahmin ediliyor. Aynı dönemde 450,000 adet evde kullanılan bilgisayalar çöpe atılmıştır, bu 9,000 ton e-atık etmektedir. Nokia 2001 yılında dünyada satılan 380 milyon telefonunun yaklaşık 40,000 – 50,000 ton atığa tekabül ettiğini ve her yıl tahmini 150 milyon ton elektronik atık oluştuğunu açıklamıştır.

Elektronik sektöründeki üretim artışı elektronik atık pazarının büyümesini doğal olarak hızlandıracaktır ve üretim hacmi ile e-atık hacmi arasında parallellik olacaktır. Dünya genelinde elektronik atık pazarının 2004 yılında 7.2 milyar dolardan, yüzde 8.8 büyüme hızıyla 2009 yılında 11 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Türkiye’de Elektronik Atık Durumu
DPT verilerine göre 2000 yılında 30 milyon TV, 2005 yılında 80 milyon cep telefonu ve 19 milyon sabit telefon abonesi vardır. Türkiye Beyaz Eşya Üreticileri Derneğine göre 2006 yılında Ocak-Temmuz döneminde 6.7 milyon adet beyaz eşya üretilmiştir bunun 4.3 milyon adedi ithal edilmiştir. Sadece Vestel’in yılda 10 milyon CRT-TV, 4 milyon LCD ve plazma TV, 3.5 milyon buzdolabı, 2.5 milyon çamaşır makinesi, 1 milyon bulaşık makinesi, 1 milyon fırın, 0.7 milyon klima, 12 milyon dijital cihaz, 0.5 milyon dizüstü bilgisayar üretim kapasitesi vardır.

Ülkemizde de elektronik atık miktarı hızla artmaktadır. Bir çok gelişmiş ülkede elektronik atık adı verilen kullanım dışı ürünler zorunlu olarak ayrı toplanmaktadır. Ayrı toplanan bu atıklar diğer atıklarla beraber cope atılmak yerine diğer şekillerde bertaraf edilme işlemine tabi tutulmaktadır. Ülkemizde henüz yeni şekillenmeye başlayan ayrı toplama sistemi bir çok bölgede yaygınlaşmadığı için bütün atıklar cope gitmektedir. Bazı illerde, direk evlerde kurulan ayrı toplama sistemi ile geri dönüşüme gitmektedir. Bazı illerde merkezi çöp toplama merkezlerinde her cins atık ayrılarak değerlendirilmektedir. Diğer yandan bazı il ve ilçelerde vahşi olarak depo edilen çöpler ihale usulü ile satılarak kazanan kişiler tarafından işlerine yarayan çöpler ayrıştırılarak değerlendirilmektedir.

Elektronik atıklardan buzdolabı atıklarının geri dönüşümüne gönderilmeden once CFC gibi ozon tüketen zararlı maddeler eski dolaplardan uygun yöntemlerle uzaklaştırılmalıdır. Pil/Akü geri dönüşümünde ise Pb-asit tip araç akülerinin geri dönüşümü %90 oranında yapılmaktadır. Bunun nedeni de eski akünün teslim edilerek ancak yeni akünün alınmasından kaynaklanmaktadır. Bu sistemde geri dönüşümde uygulanabilir sistemlerden bir olarak ele alınmalıdır. Asitsiz kurşunlu/çinkolu pillerin %4’ü geri dönüştürülmüştür. Ni-Cd, NiMH ve Lion piller çevreye zararlı aktif metaller içerdiğinden uygun şekilde yok edilmelidir. İletişimin vazgeçilmezi cep telefonu geri dönüşümünde telefonlar kıymetli Au ve Cu kaynağı olup, gömüldüğünde EPA’ya göre zehirli (Pb, Hg, Cd ve As) içerir. 1 ton cep telefonundan 230 gr 1 ton eski maden atığından 62 gr Au kazanılmaktadır. Böylece madencilik faaliyeti azalır, zehirli atıklar gömülmekten kurtarılmış olurlar.

Elktronik Atıkların Değerlendirilmesi
E-atıkların çığ gibi büyüyen hacmi nedeniyle dolgu yapımında, fakir ülkelere ihraç edilerek yeniden kullanılması, yakılması, sağlam ve kullanılabilir olanların tekrar kullanımı en yaygın kullanılan geri dönüşüm metotlarıdır . Diğer yandan bu metotların zararlarıda söz konusudur. Dolgu malzemesi olarak kullanılması yeraltı sularının kirlenmesine, gelişmekte olan ülkelerde yeniden kullanımı oradaki insanların zarar görmesine, yakılması havanın kirlenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu geri dönüşüm yolları seçilirken bile dikkat edilmesi gerekmektedir. ABD’de sadece e-atıkların ancak %10’u geri dönüştürülmektedir. Bilgisayarların %11 -15’i tekrar kullanılmakta/geri kazanılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin büyük bir kısmı tehlikeli e-atıklarını fakir Asya ve Afrika ülkelerine ihraç etmeyi veya bağışlamayı tercih etmektedir.

E-atık ihracatı hem karlı hem de en ucuz, tehlikeli atıktan kurtulma yöntemidir. Az gelişmiş/gelişmekte olan fakir ülkelerde özellikle kadınlar, mahkûmlar ve çocuklar çok ucuz işgücü ile bu atıkların manüel olarak geri dönüşümünü sağlarken çok ciddi sağlık tehditleri altındadır. Gelişmiş bir ülke tarafından e-atıkların ihracatı onun ülke içinde geri dönüştürülmesinden 10 kat daha ucuz olmaktadır. E-atıklar Çin, Hindistan, G. Afrika ve Nijerya gibi ülkelerde açıkta yakma ve asit banyolarında metalleri kazanılıp geri kalan tüm zehirli atıklar denetimsiz doğaya atılmaktadır. Buda toprağın, suyun ve havanın aşırı kirletilmesine neden olmaktadır . Uluslararası Basel antlaşması 1989’da oluşturuldu ve 1994’te tüm zehirli atıkların zengin ülkelerden fakir ülkelere ne sebeple olursa olsun ithalini/sevkini yasaklamıştır. Tehlikeli atıklar azaltılmalı ve milli sınırlar içinde çözülmelidir. Dünyada 149 ülke Basel atık antlaşmasını kabul etmiş fakat ABD kabul etmemiştir. ABD’de e-atık problemini Asya/Afrika’nın arka bahçesine süpürmeyi tercih etmektedir . Türkiye Basel Antlaşmasını 1994’te imzalamıştır. 1996 Londra, 1998 Roterdam ve 2001 Stokholm Antlaşmalarını imzalamamıştır. Bu yüzden ülkemizin tehlikeli atıklar açısından notu ortadır.

Elektronik Atıkların Toplanması ve Taşınması
Sürekli toplama, özel yerlerden toplama ve evlerden toplama olmak üzere üç farklı toplama şekli vardır. Sürekli toplama yıl boyunca yapılan toplama şeklidir. Belediyelerin belirttiği bir yere e-atıklar getirilir ve oradan belli zamanlarda belediye/geri dönüşümcü firmalarca e-atıklar geri dönüşüm tesisine taşınır. Bu en etkin ve ucuz yoldur. Bu sitemlerden her biri uygulanarak uygunabilirliği araştırılmalıdır. Akülerde depozito uygulaması nedeni ile eski alınarak yerine yeni akü verilmektedir. Alınan akü geri dönüşüme veya yeniden doldurulmak üzere üretime geri alınmaktadır. Pil veya diğer elektronik aletlerde kullanılan parçalarda da buna benzer bir uygulamanın getirilmesi bu tür elektronik ürünlerin çöpe atılmasının önüne geçilecektir.

Elektronik Atık Geri Dönüşümü
E-atıklar malzeme kazanma tesislerinde (MRF) önce tekrar kullanım veya satılabilir parçalar için test edilir ve sınıflandırılır. Malzeme fişe takılır eğer çalışıyorsa tekrar kullanım/bağışlanma için ayrılır. Eğer çalışmıyorsa manüel veya mekanik olarak parçaların en pahalısından en ucuzuna doğru demonte edilerek ayrılır. Çalışabilecek parçalar ve tehlikeli atıklar ayrıldıktan sonra malzeme kazanım prosesi başlar.

Elektronik Atıklarda Bulunan Tehlikeli Maddeler
Elektronik ürünlerin yapımında klorlu solventler, bromlu alev geciktiriciler, PVC, ağır metaller, plastik ve gazlar kullanılmaktadır. Örneğin: bir TV katot ışın tüpü (CRT) 2-4 kg kurşun, büyük TV ekranı ondan daha fazla kurşun içermektedir. ABD’de 1997 ile 2004 yılları arasında kullanılmaz hale gelen 315 milyon bilgisayar ve monitörde toplam 545,000 ton kurşun bulunmaktadır. Elektronik ürünlerin içerdiği tehlikeli maddeler ve etkilerini şöyle sıralayabiliriz:

Kurşun (Pb): Kurşunun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Merkezi sinir sistemini (bilhassa çocuklarda), böbrekler ve üreme sistemlerini bozmakta, çocuklarda beyin hasarına neden olmaktadır. Yoğun miktarda Kurşun alan bünyelerde reaksiyon süresinin uzaması durumunda, parmaklarda, el ve ayak bileklerinde zayıflık, hafıza kaybı ve kan hastalıkları gibi sorunlar görülmektedir. Monitörlerdeki katod ışın tüpleri, eski lehimler, entegre devreler, baskılı devre kaplamaları, cam, akü ve piller Kurşun içerir.

Civa (Hg): Düşük dozlarda bile zehirlidir. Beyin ve böbreklere zarar verir. Anne sütüyle çocuklara geçer. Sinir sistemi civanın tüm formlarına karşı çok duyarlıdır. Yüksek miktarlarda maruziyet beyinde, böbreklerde ve fetus gelişiminde kalıcı zararlara neden olabilir. Beyin fonksiyonlarına yapacağı etkiyle irritabilite, ürkeklik, titreme, görme ve duyma kusurları ve bellekte zayıflama ortaya çıkabilir. Kısa süreli ve yüksek düzeyde maruziyet durumunda akciğer hasarı, bulantı, kusma, ishal, tansiyon yüksekliği, deri döküntüleri ve gözde irritasyon meydana gelebilir. Yeni doğan ve fetusta, civa, beyin gelişiminde gerilik, zeka geriliği, körlük ve konuşamamaya neden olabilir. Çocukta sinir ve sindirim sistemleriyle böbrekler etkilenir. Kanserojenler arasında sınıflandırılmaktadır. Bir çay kaşığının 70’te biri civa bile 80,000 m2 ‘lik bir göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların yenmesini engeller. Piller, termometre, tansiyon ölçme cihazlarında civa kullanılmaktadır.

Kadmiyum (Cd): Havaya karışan kadmiyum partikülleri yere ya da sulara düşmeden önce çok uzun mesafeler kat edebilir. Vücutta çok uzun süre kalabilir ve düşük düzeyde maruz kalınsa bile yıllar içinde birikebilir. Kadmiyum havadan solunarak, kadmiyum bulaşmış yiyeceklerin yenmesiyle, sigara dumanından, kadmiyumla kirlenmiş suların içilmesiyle vücuda alınabilir. Yüksek düzeyde kadmiyumun solunması akciğer hasarına bağlı olarak ölüme neden olabilir. Çok yüksek düzeyde kadmiyumun yiyeceklerle alınması kusma ve ishale neden olur. Hava, su ya da besinler yoluyla düşük düzeyde kadmiyuma uzun süre maruziyet sonucunda kadmiyum böbreklerde birikir ve böbrek hastalıklarına neden olabilir. Akciğerde hasar ve kemiklerin kırılganlığının artması diğer etkileridir. Hayvan deneylerinde kadmiyumun tansiyon yükselmesine, kandaki demir düzeyinin düşmesine, karaciğer hastalıklarına, sinir sistemi ve beyinde hastalıklara neden olduğu gösterilmiştir. Yüzeye bindirilmiş aletler, yonga resistörleri, infrared dedektörleri, yarı iletkenler ve eski tip monitor katod ışın tüpleri (CRT) Kadmiyum içerir. Ayrıca plastiklerde kullanılır.

Krom: Yüksek miktarlarda solunması burun, akciğer, mide ve bağırsaklara zarar verebilir. Kroma allerjisi olan kişilerde astım krizlerine neden olabilir. Uzun süre yüksek ve orta düzeylerde maruziyet burun kanaması, yaraları, akciğer hasarı ve kanser dışındaki akciğer hastalıklarında artışa neden olabilir. Sindirim yoluyla yüksek düzeylerde alınırsa mide şikayetleri ve ülsere, konvülsiyonlara, böbrek ve karaciğer hastalıklarına, hatta ölüme neden olabilir. Cilde temas durumunda cilt ülserleri oluşabilir. Ayrıca ciltte allerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bazı bileşikleri kanserojendir

Bromlu Alev Geciktiriciler (BFR): Normal gelişme için gereken hormonal fonksiyonları önemli derecede etkiler. BFR işyeri ve ofislerdeki bilgisayarlar üzerindeki tozlarda bulunmaktadır. ABD ve İsveç’te anne sütünde çok fazla miktarda rastlanmıştır.

Fosfor (P): CTR tüpün iç yüzünü kaplamak için kullanılır. Kırılan tüplerden oluşan tozların teneffüsü çok risklidir. Fosforun zararı pek fazla bilinmemektedir. Baryum (Ba): Tehlikeli kimyasal madde olarak sınıflandırılmaktadır. Kısa süre Baryum maruziyeti beyin şişmesine, kas zayıflığına, kalp ve karaciğer hastalığına neden olabilmektedir. Monitörlerdeki katod ışın tüpünden (CRT) radyasyonu azaltmak için kullanılır. Altı Değerlikli Krom (Cr+6): DNA hasarı ve astımik bronşite sebep olabilir. Korozyon koruması ve işlenmemiş galvaniz çelik levhalar ve sertleştirilmiş çelik için kullanılır.

Berilyum (Be): Kanserojen olarak sınıflanmaktadır. Ana kart ve bağlantılarda bulunur. Plastikler: Bir bilgisayarda ortalama 7 kg civarında PVC içeren plastik bulunur. PVC en tehlikeli plastiktir. Belli sıcaklıkta yandığında dioksin oluşur. Araştıma sonuçlarına göre, dioksin kanser yapmasının yanında, sinir, bağışıklık ve üreme sistemlerine (sperm sayısında azalma dahil) zarar verebilmekte, doğmamış bebeklerde bozuk oluşumlara, sakatlıklara sebep olabilmekte, endokrin sistemini bozabilmekte ve daha bir çok olumsuz etkiye neden olabilmektedir.

Elektronik Atıklar Değerlidir
Atık kabul edilen elektronik eşyalar geriye dönüşümü mümkün metal, cam ve plastik malzemeler de içermektedir. Yongalar, kablolar, cam, alüminyum, çelik, bakır ve diğer değerli metaller, plastik veya bunların komposit bileşenlerinden oluşan parçalar barındırmaktadır. Bu malzemeler ya doğrudan yeniden kullanılırlar ya da işlenip değerlendirilirler. Eylül 2005’te yayınlanan bir rapora göre, geri dönüştürülen plastik sektörü yıllık yüzde 10.2 ile en yüksek gelir artışına sahip sektör olmuştur. Eletronik atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş metal pazarı yıllık yüzde 8.1 oranında büyümektedir.

ATIK KODLARI LİSTESİ
ATIK YÖNETİMİ
ATIKLARDA ARA DEPOLAMA
ATIK BEYAN SİSTEMİ KULLANIM KILAVUZU
TEHLİKELİ ATIKLAR