Müsilaj (Deniz Salyası) Neden Oluşur, Nasıl Temizlenir?

Müsilaj nedir?

Müsilaj, hemen hemen tüm bitkiler ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın, yapışkan bir maddedir. Müsilaj, deniz sıcaklığının yükselmesi, biyolojik ve kimyasal birçok koşulun bir araya gelmesi ve buna bağlı olarak bakteriyel aktivitelerin artmasıyla fitoplankton olarak adlandırılan bitkisel canlıların aşırı çoğalması sonucunda oluşur.

Müsilaj nasıl temizlenir?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, müsilaj sorununun giderilmesi amacıyla Marmara Denizi’ne kıyısı olan 7 ilin valilik ve belediyelerine “Türkiye’nin en büyük deniz temizliği seferberliği”nin başlatılmasıyla ilgili genelge gönderdi.

Sadece İstanbul’da değil, Marmara’ya kıyısı olan tüm illerde müsilaj (deniz salyası) sorunu büyüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harekete geçti, Marmara’ya kıyısı olan 7 ile genelge gönderdi.

Genelgeye göre, çalışmaların takibi için İstanbul’da Koordinasyon ve Bilgilendirme Merkezi oluşturulacak. İl bazındaki çalışmaların denetimini de Valiliklerde Valinin başkanlığında oluşturulacak Koordinasyon Merkezi yürütecek.

Deniz temizliği seferberliğine Marmara Denizi Eylem Planı’nda öngörülen eylemlerle ilgili tüm kurum/kuruluşlar ve Taşra Teşkilatları ile Yerel Yönetimler personel, makine, ekipman ve benzeri bütün imkanları ile çalışmalara destek verecek.

Türkiye’nin en büyük deniz temizliği

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “8 Haziran Salı günü tüm kurumlarımızla belediyelerimizle doğa severlerimizle sporcularımız, sanatçılarımız, tüm vatandaşlarımızla birlikte, bir seferberlik anlayışıyla Türkiye’nin en büyük deniz temizliğini yapacağız.” dedi.

ODTÜ araştırma gemisi Bilim-2’deki “müsilajla mücadele” çalışmalarını inceleyen Bakan Kurum, daha sonra Marmara Belediyeler Birliğince Kocaeli’de düzenlenen Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Toplantısı’na katıldı.

Toplantıya katılan, Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerin büyükşehir ve belediye başkanları, valileri, vali vekilleri ile bazı milletvekilleri fikirlerini ve önerilerini anlattı.

Bakan Kurum, basına kapalı yapılan toplantının ardından müsilajla mücadele kapsamında “Marmara Denizi Eylem Planı’nı” kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Kurum, Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilaj sorununun çözümü için katkı sağlayan hocalara, belediye başkanlarına, bakanlık ve STK temsilcilerine, ortaya koydukları yüksek gayretten dolayı teşekkür etti.

Eylem planının, başta Marmara Denizi’nin korunmasına, her türlü kirlilikten ve bilhassa deniz salyası sorunundan kurtulmasına ve Marmara’ya kıyısı olan tüm şehirlerin geleceğine katkı vermesini dileyen Kurum, ortak akılla, samimiyetle, gayretle, birlik ve beraberlik içerisinde hazırladıkları Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’nı istişare ettiklerini ve son halini verdiklerini bildirdi.

Ortak bir iradeyle İstanbul Boğazı’nı, Marmara Denizi’ni kirliliğe, kaderine terk etmeyeceklerini ifade eden Kurum, “El birliğiyle, iş birliğiyle gözbebeğimiz Marmara’yı kurtaracağız, dedik. Bugün şehirlerimizi, insanımızı etkileyen üç önemli meselemiz var. Bunlar; salgın, deprem ve iklim değişikliği. 2020 yılı bu üç meselenin neden olduğu sonuçlarla mücadele içinde geçti.

Bugün konuştuğumuz müsilaj probleminin ana nedeni olan iklim değişikliğiyle mücadelenin yolu ve çözümü; çevre yatırımlarından, yeşil yatırımlardan geçmektedir. Bugün Bakanlık olarak; yerel yönetimlerimizle birlikte binlerce çevre projesi yürütüyoruz.” diye konuştu.

Marmara Denizi Koruma Eylem Planı

Kurum, konuşmasının ardından 22 maddeden oluşan Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Kurum, bölgede bulunan mevcut atıksu arıtma tesislerinin tamamının ileri biyolojik arıtma tesisine dönüştürüleceğini belirterek, atıksuların ileri biyolojik arıtım yapılmaksızın Marmara Denizi’ne deşarjını engelleyici hedefler doğrultusunda çalışmalar yürütüleceğini kaydetti.

Marmara Bölgesi’ndeki atıksuların yüzde 53’ünün ön arıtım, yüzde 42’sinin ileri biyolojik arıtım ve yüzde 5’inin biyolojik olarak arıtıldığına dikkati çeken Kurum, “Tüm bu arıtma tesislerimizi, yapacağımız teknolojik dönüşümle ileri biyolojik arıtma ve membran arıtma sistemlerine dönüştüreceğiz. Bilim insanlarımıza göre azot miktarını yüzde 40 oranında düşürürsek bu işi kökten çözeriz.

Önümüzdeki 3 yıl içerisinde Marmara Bölgesi’nde bulunan tüm illerimiz, atıksu arıtma tesislerini dönüştürmeye yönelik çalışmalarını tamamlayacaklar. Biz de Bakanlık olarak yerel yönetimlerimize gerek teknik olsun gerek finansal olsun her konuda destek olacağız. Bu sayede, Marmara Denizi’nde müsilaja ve diğer kirlilik türlerine neden olan azot ve fosfor girişini minimum seviyeye indirip kontrol altına alacağız. Böylece Marmara Denizi’nin su kalitesinde iyileşmeyi hızlandıracağız.” ifadelerini kullandı.

Marmara Denizi’ne deşarj yapan atıksu arıtma tesislerinin deşarj standartlarının 3 ay içerisinde güncellenerek hayata geçirileceğini aktaran Kurum, “İlgili mevzuata yeni düzenlemeler getireceğiz. Deşarj standartlarını, Marmara Denizi’nin hassas yapısını dikkate alarak yapacağımız bu düzenlemeyi uygulamaya alacağız.” dedi.

Marmara Denizi’ne gemilerin atık sularının boşaltılması önlenecek

Marmara’ya deşarj yapan arıtma tesislerinde de döngüsel ekonomi ilkelerine uyulacağını, suyun yeniden kullanımının destekleneceğini belirten Kurum, “Suyumuzu ne kadar geri kazanırsak, Marmara’ya o kadar az su deşarj etmiş oluruz. Bu manada tüm tesislerimiz de gerekli sistemleri kuracak.

Finansal desteklerle tesis dönüşümünü hızlandıracağız. Atık su oluşumunun azaltılması için gerekli tüm temiz üretim teknik ve teknolojilerini hızlıca hayata geçireceğiz.” ifadesini kullandı. “Atık su arıtma tesislerini gerektiği gibi işletmeyen OSB’lerin rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmalarıyla ileri arıtma teknolojilerine geçişi hızlandırılacak.” diyen Kurum, arıtma tesislerini nasıl yapacaklarına dair standartları, yine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte tüm OSB’lere vereceklerini kaydetti.

Bakan Kurum, Marmara Denizi kıyılarını kapsayacak şekilde Bölgesel Atık Yönetimi Eylem Planı ve Deniz Çöpleri Eylem Planı’nın üç ay içerisinde hazırlanarak uygulamaya konulacağını belirtti.

Denizlerde oluşan plastik gibi katı atıkların, deniz çöplerinin yüzde 90’ının karasal kaynaklı olduğuna işaret eden Kurum, “Yani evlerimizde, sanayimizde üretilmektedir.

Etkin atık yönetimi

Biz karada etkin olarak atıkları topladığımızda zaten denize girişleri önlenmiş olacak. Bu manada, 1 yıl içinde Marmara Bölgesi’nin tüm illerinde, ilçelerinde Sıfır Atık Uygulamasına geçeceğiz ve atıklarımızı bu manada karada toplayarak, ayrıştıracağız, ekonomimize de istihdamımızı da katkı sağlamış olacağız. İyi tarım ve organik tarım uygulamaları ile basınçlı ve damlama sulama sistemleri yaygınlaştırılacağız. Böylelikle sulamada kullanılan su miktarını azaltacağız, dereler vasıtasıyla kirliliklerin Marmara Denizi’ne ulaşmasını engellemiş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Marmara Denizi’yle ilişkili havzalarda, dere yataklarında yapay sulak alanlar ve tampon bölgeler oluşturarak kirliliğin denize ulaşmasının önleneceğini belirten Bakan Kurum, “Zeytin karasuyu ve peynir altı suyu kaynaklı kirliliğin önlenmesi de önemli. Bunun için atık su azaltımını gerçekleştirecek teknolojik dönüşümler yapılmasını zorunlu hale getireceğiz.” Dedi.

Bakan Kurum, fosfor ve yüzey aktif madde içeren temizlik malzemelerinin kullanımının aşamalı olarak azaltılacağını, organik temizlik ürünlerinin teşvik edileceğini dile getirerek, “Tıpkı Sıfır Atık Projesi’nde olduğu gibi, uygulamaya belediyelerimiz ve kurumlarımızdan başlayarak; kentsel temizlik ve benzeri işlemlerde hem insanımızın sağlığına zarar veren hem de Marmara Denizi’ne akan tüm zararlı maddelerin kullanımını aşamalı olarak azaltıyoruz. Önce kurumlarımızda organik temizlik ürünlerini tespit edip kullanmaya başlayacağız. Bakanlık olarak, gerekli finansal desteği sağlayacağız.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Denizel Biyolojik Çeşitliliği
Deniz Kirliliği ve Nedenleri
Deniz Araçlarından Kaynaklanan Kirlilik
İklim Değişikliği ve Denizler
Türkiye Çevre Ajansı