Anasayfa
Çevre Kirliliği
Küresel Isınma
Çevre İzni ( E-İzin )
ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme)
Atıklar
Enerji
Emisyon
Gürültü
Su
Çevre Hukuku
Çevre Mevzuatı
Çevreci
Teknoloji

SU DÖNGÜSÜ (SU ÇEVRİMİ) NEDİR?

Dünyada su asırlardan beri vardır, sonsuza kadar var olacaktır. Değişiklik formlarda varlığını sürdürmektedir. Su döngüsü (çevrimi), yeryüzünde, yeraltında ve atmosferde suyun mevcudiyetini ve hareketlerini gösterir. Hareket  halinde olan su; buz halden sıvı hale, sıvı halden buhar haline ve buhar halinden tekrar sıvı haline dönerek sürekli bir hareketlilik arz eder.

 

Bu su döngüsü yaşam için olmazsa olmaz döngülerden biridir. Su döngüsü (çevrimi) milyonlarca yıldır devam etmekte olup hayatın mevcudiyeti buna dayanır. Susuz bir hayat asla düşünülemez. Doğada var olan bu hidrolojik döngüye Su Döngüsü (Su Çevrimi) adı verilmektedir.

 

Su çevriminin Özetlenmesi

Su çevriminin bir başlangıç noktası olmamasına rağmen,  okyanuslar başlangıç noktası olarak baz alınarak döngü özetlenebilir. Su çevrimini harekete geçiren güneş, okyanuslardaki suyu ısıtır, ısınan su da atmosfere buharlaşır. Yükselen hava akımları, su buharını atmosfer içinde yukarıya kadar taşır, orada bulunan daha soğuk hava bulutlar içinde yoğunlaşmaya sebep olur. Hava akımları, bulutları dünya çevresinde hareket ettirir, bulut zerreleri bir araya gelerek, büyürler ve yağış olarak gökyüzünden düşerler. Bazı yağışlar, kar olarak dünyaya geri döner ve donmuş su kütleleri halinde binlerce yıl kalabilecek olan buz tepeleri ve buzullar şeklinde birikebilir.

 

Ilıman iklimlerde ilkbahar geldiğinde çoğu zaman kar örtüleri erir ve eriyen su, erimiş kar olarak toprak yüzeyinde akışa geçerek ve bazen sellere de  sebep olur. Yağışın çoğu okyanuslara yada toprağa düşerek yerçekiminin etkisiyle yüzey akışı olarak akar.

Akışın bir kısmı vadilerdeki nehirlere karışır ve buradan da nehirler vasıtasıyla okyanuslara ve denizlere doğru hareket eder. Su döngüsünde yüzey akışları ve yeraltı menşeili kaynaklar tatlı su olarak göllerde ve nehirlerde toplanır. Bütün yüzey akışları nehirlere ulaşmaz.

 

Akışın çoğu sızarak yer altına geçer. Bu suyun bir kısmı yüzeye yakın kalır ve yeraltı suyu  boşaltımı olarak tekrar yüzeydeki su kütlelerine (ve okyanusa) katılır. Bazı yeraltı suları yer yüzeyinde buldukları açıklıklardan tatlı su kaynakları olarak tekrar ortaya çıkarlar. Sığ yeraltı suyu, bitki kökleri tarafından alınır ve yaprak yüzeyinden terlemeyle atmosfere geri döner.

 

Yeraltına sızan suyun bir kısmı daha derinlere gider ve çok uzun zaman süresince büyük miktarda tatlı suyu depolayabilen akiferleri (suyla doymuş yeraltı materyali)’ besler. Zamanla bu su da hareket eder ve bir kısmı su döngüsünün başladığı ve bittiği okyanuslara karışır. En genel tanımlamayla su dongusunu olusturan basamaklar aşağıda sıralanmıştır. Bu döngüde suyun hareket etmesini sağlayan beş değişik olay vardir. Bu olaylara etki eden diğer etmenler yardımıyla su bu döngü içerisinde hareket ederek değişik hallerde bulunmaktadır.

1- Yogunlasma
2- Yagis
3- Topraga gecis  ve yeralti sularinin olusumu,
4- Yuzeysel akinti ve yuzey sulari ile yeralti sularinin olusumu,
5- Buharlaşma (Evaporasyon)

 

Diğer yandan insan eliyle sürekli kirletilen doğada Su döngüsünü bozan başlıca etkenler yer almaktadır. Bu etmenlerin tesiri ile su döngüsünde yer alan evreler değişikliğe uğrayarak su döngüsü ters yönde etkilenerek bu zincirde yer alan halkalardan biri yada birkaçı zarar görmektedir. Bu durumun etkisi zaman zaman su sıkıntıları yaşanmaktadır. Diğer yandan her geçen gün insan etkisi ile artan küresel ısınma bu döngülerden birinin zarar görmesine neden olmaktadır.

 

Su Döngüsüne zarar veren etkenler:
1- Atık suların, temizlenmeden su kaynaklarına verilmesi,
2- Ormanların ve diğer yeşil alanların azaltılması,
3- Yeraltı sularının fazla miktarda kullanılması,
4- Hava kirliliği nedeniyle asit yağmurlarının oluşmasıdır.

 

Su döngüsünün veya çevriminin kısımları  

Daha genel bir anlatım ve ABD Jeolojik Araştırmaları tarafından belirtilen  su döngüsünün 15 bileşeni bulunmaktadır. Bu bileşenler suyun yer aldığı tüm evreleri ve suyun oluştuğu alanları kapsamaktadır. Su çevrimi içerisinde ve döngüyü var eden safalar özetlenerek anlatılmıştır. Su çevriminin kısımları maddeler halinde sıralanarak maddeler halinde kısaca özeti verilmiştir.

1- Okyanuslarca su depolanması, 2- Buharlaşma, 3- Atmosferde Su, 4- Yoğunlaşma, 5- Yağış, 6- Buz ve kar içinde  su depolanması, 7- Nehirlere erimiş kar akışı, 8- Yüzey akışı, 9- Akarsu akışı, 10- Tatlı su depolanması, 11- Sızma, 12- Yeraltı suyu boşalımı, 13- Su Kaynakları, 14- Bitki yapraklarından terleme, 15- Yeraltı suyu depolanması

 

Okyanuslarca Su Depolanması: Su çevrimi içerisinde hareket eden su miktarından çok daha fazlası okyanuslarda depolanmıştır. Dünyada yaklaşık 1 386 000 000 kilometre küp (332 500 000 mil küp) suyun 1 338 000 000 kilometre küp’ünün (321 000 000 mil küp) okyanuslarda depolandığı tahmin edilmiştir. Yani toplam yeryüzündeki suyun yaklaşık % 96.5’i okyanuslarda bulunmaktadır. Yine, su döngüsü veya çevrimi içerisinde yer alan su buharının yaklaşık % 90’ının okyanuslarca sağlandığı tahmin edilmektedir.

 

İklimin daha soğuk geçtiği dönemlerde daha fazla buz tepeleri ve buzullar meydana gelmekte olup su döngüsünün diğer bileşenlerini azaltacak şekilde buz oranında artış meydana gelir. Sıcak dönemlerde ise bunun tersi olur. Son buz çağında buzullar dünya kara yüzeyinin 1/3’ünü kaplamış ve okyanuslar bugüne göre 400 feet (122 metre) daha düşmüştü. Dünyanın daha sıcak olduğu yaklaşık üç milyon yıl önce ise, okyanuslar 165 feet (50 metre) daha yükselmişti.

Buharlaşma: Buharlaşma, suyun sıvı halinden gaz veya buhar haline dönüşmesi sürecidir. Buharlaşma, suyun sıvı halinden gaz veya buhar olarak atmosfere iletilmesinin başlıca yoludur. Araştırmalar göstermiştir ki, okyanuslar, denizler, göller ve nehirler atmosferdeki nemin yaklaşık % 90’nını sağlarlar, geri kalan % 10’u ise bitki yüzeyindeki buharlaşmadan meydana gelir.

Buharlaşmanın olması için ısı (enerji) gereklidir. Enerji, su moleküllerini bir arada tutan bağları çözmek için gereklidir; bu yüzden su, kaynama noktası (100° C, 212° F)’nda kolayca buharlaşır, fakat donma noktasında çok daha yavaş buharlaşır.

 

Atmosferde su depolaması:      Her ne kadar atmosfer çok büyük bir su depolama yeri olmasa da, dünya etrafında suyun hareket etmesini sağlayan mükemmel bir ortamdır. Atmosferde her zaman su mevcuttur. Bulutlar atmosferdeki suyun en görünen biçimidir, su zerrelerinin görülmeyecek kadar küçük olduğu açık havalarda (bulutsuz günlerde) da bile atmosferde su bulunmaktadır. Her hangi bir zamanda atmosferde bulunan su hacmi yaklaşık 12 900 kilometreküp (3 100 mil küp)’tür. Şayet atmosferdeki bütün su miktarı yağış olarak yere bir kerede düşseydi, dünyanın zemini 2,5 santimetre (yaklaşık 1 inç) derinliğinde suyla kaplanırdı.

Yoğunlaşma: Yoğunlaşma, havadaki su buharının sıvı haline dönüşme işlemidir. Yoğunlaşma bulutları oluşturduğu için su döngüsü bakımından önemlidir. Çünkü bulutlar, dünyaya suyun geri dönebilmesinin başlıca yolu olan yağışı oluştururlar. Yoğunlaşma buharlaşmanın tersidir.

Nehirlere erimiş kar akışı: Fakat dünya ölçeğinde eriyen kardan oluşan akış, suyun küresel hareketinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Daha soğuk iklimlerde ilkbahar zamanındaki yüzey akışının ve akarsu akışının çoğu eriyen kar ve buzdan meydana gelmektedir. Ayrıca sel ve hızlı kar erimesi toprak kaymalarını tetiklemektedir.

Yüzey akışı: Karalar üzerine düşen yağışın büyük bir kısmının yüzey akışı şeklinde nehirler vasıtasıyla denizlere ve okyanuslara boşaldığı hakkında muhtemelen birçok kişi bir fikre sahiptir. Gerçekte, akarsular karalarda hem su kaybetmekte hem de su kazanmaktadır. Ancak, akarsulardaki suyun çoğunluğu, yüzey akışı şekilde tanımlanan doğrudan kara yüzeyinden gelmektedir.

Genellikle düşen yağmurun bir kısmı toprak tarafından emilir, fakat yağmur doymuş yada geçirimsiz tabakaya düştüğü zaman meyil istikametinde akışa geçer. Yoğun bir yağmur sırasında oluşan küçük derecikleri görebilirsiniz. Su nehirler içerisinde aktığı gibi, toprak içerisinde oluşan kanallar içerisinde de akacaktır.

Akarsu akışı: Bir nehir, dere veya çay içinde akan suyun miktarından bahsetmek için kullanır. Akarsular her yerde sadece insanlar için değil, aynı zamanda diğer tüm canlıların hayatının devamlılığı  için mühimdir. Akarsular insanlar tarafından sadece eğlence maksadıyla değil, daha da önemlisi içme ve kullanma suyu, tarımsal sulama, elektrik üretimi, atıkların uzaklaştırılması, ticari malların taşınması ve gıda üretimi maksatlarıyla kullanılmaktadır. Nehirler aslında her çeşit bitki ve hayvan için önemli su ortamlarıdır. Nehirler, yatakları içinden yüzeyin altına doğru su bırakarak yeraltındaki akiferlerin dolu kalmasına yardım eder. Ayrıca, akarsular ve akışlar vasıtasıyla okyanuslar devamlı tazelenmektedir.

Akarsu akışı günden güne hatta dakikadan dakikaya daima değişiyor. Şüphesiz akarsu akışındaki ana faktör havzadaki yağışın oluşturduğu akıştır. Yağış akarsuların yükselmesine sebep olur ve havza içinde olmak kaydıyla membada uzak bir noktaya yağış düşse bile nehir yükselebilir. Bir havzaya düşen suyun sonunda drene edilerek uzaklaştırılacaktır.

Büyük nehirler küçük nehirlerden daha yavaş yükselir ve alçalırlar. Küçük bir havzaya sahip bir nehir muhtemelen saatler ve dakikalar içinde yükselir ve alçalır. Büyük nehirlerin yükselip alçalması ve sel olayı ise günlerce sürer.

Tatlı su depolaması:Yeryüzündeki canlılar için gerekli olan su döngüsünün bir kısmı, kara yüzeyinde mevcut tatlı sudur. Domatesin, alabalığın, yada sivrisineğin ihtiyacı olan su, kara yüzeyindeki mevcut tatlı sudan gelir. Yüzey suyu dereleri, havuzları, gölleri, baraj göllerini (insanın yaptığı yapay göller) ve tatlı su bataklıklarını kapsar.

Sızma: Yeryüzünün her hangi bir yerine yağış yada kar olarak düşen suyun bir kısmı yeraltı toprağına ve kayasına süzülür. Ne kadar suyun sızdığı bir çok faktöre bağlıdır. Süzülen suyun bir kısmı toprak katmanı içinde kalabilir ve tekrar o katmandan kara yüzeyine çıkarak akarsuya kavuşabilir. Suyun bir kısmı da yüzey altında daha derine süzülecek ve altı  akiferlerin tekrar dolmasını sağlayacaktır.

Yeraltı suyu boşalımı:Göller, nehirler, buz, yağmur ve kar olarak her gün etrafınızda suyu görürüsünüz. Bunun dışında görmediğiniz ve yeraltında hareket eden çok büyük miktarlarda su da vardır. Yeraltı suyu bir çok akarsuyun akışına ana katkı sağlayan su kaynağıdır. İnsanlar yeraltı suyunu yıllardır kullanmaktadır ve içme, kullanma ve tarımsal sulama için büyük oranda bugün de kullanmaya devam etmektedir. Dünyadaki hayat yüzey sularına olduğu kadar yer altı suyuna da bağlıdır.

 Su Kaynağı: Su kaynağı, kara yüzeyinden suyun taşacak noktaya kadar akiferin dolması sonucunda oluşur. Su kaynakları, önemli bir yağıştan sonra meydana gelen küçük su miktarlarından, günde yüz milyonlarca litre akan büyük havuz şeklindeki büyüklüklere kadar değişiklik gösterir.Su kaynakları, her hangi bir kaya çeşidi içinde oluşabilir; fakat genellikle kolayca kırılan ve asidik yağış tarafından çözülebilen malzemeler (çoğunlukla kireç taşı, dolomite) içinde bulunur. Kaya çözüldükçe ve kırıldıkça suyun akışına imkan sağlayan boşluklar meydana getirebilir. Eğer akış yatay ise su, kaynak olarak kara yüzeyine çıkabilir.

Kaynaklardan çıkan su genellikle durudur. Bununla beraber, bazı kaynaklardan çıkan su “çay renginde” olabilir. Bu resim, ABD Güney Colorado’da doğal bir su kaynağını göstermektedir. Bu demir kırmızısı rengin sebebi, yeraltı suyunun yer altındaki mineraller ile temas halinde olmasından dolayıdır. ABD Florida’da birçok yüzey suyu, yeraltı kayalarındaki organik malzemeden gelen doğal tannik asit içerir ve bu renk, su

Bitki Terlemesi: Bitki Terlemesi, bitkiler yoluyla köklerle alınan nemin, yaprakların alt kısımlarındaki küçük gözeneklere ve oradan da buhar haline gelerek atmosfere iletilmesi sürecidir. Bitki terlemesi esasen bitki yapraklarından suyun buharlaşmasıdır. Atmosferde bulunan nemin % 10’unun, terleme yoluyla bitkilerden bırakılan nem olduğu tahmin edilmektedir.

Bitki terlemesini etkileyen atmosferik etmenler

Bitki terlemesindeki su miktarı zamana ve bölgeye göre büyük farklılıklar gösterir. Bitki terlemesi oranlarını belirleyen bir çok etmen vardır.

Isı: Bitki terlemesi özellikle havanın daha sıcak olduğu büyüme mevsiminde, ısı arttıkça artar.

Nispi nem: Bitkiyi çevreleyen havanın nemi arttıkça bitki terlemesi azalır. Nem ile doymuş havadan ziyade kuru havada bitki terlemesi daha kolaydır.

Rüzgar ve hava hareketi: Bir bitki etrafında havanın artan hareketi daha fazla bitki terlemesine sebep olacaktır.

Bitki türü: Bitkiler değişik oranlarda terlerler. Kaktüs gibi kurak bölgelerde yetişen bazı bitkiler, diğer bitkilerden daha az terleyerek değerli suyu muhafaza ederler.

Yeraltı suyu depolaması: Büyük miktarlarda su yer altında depolanır. Su hala muhtemelen çok yavaş hareket halindedir ve su döngüsünün bir parçasıdır. Yeraltı suyunun çoğu kara yüzeyinden aşağı doğru süzülen yağıştan meydana gelir. Muhtelif zamanlarda içerisinde değişen miktarlarda su bulunan toprağın üst yüzeyi doymamış katmandır. Bu tabakanın altında kaya parçacıklarının arasındaki bütün boşluk, çatlak, ve gözeneklerin tamamen su ile dolu olduğu doymuş yüzey vardır. Yeraltı suyu deyimi bu alanı tanımlamak için kullanılır. Yeraltı suyu için diğer bir deyim “akifer”dir. Akiferler, tüm dünya suyunun büyük depolama yeridir ve tüm dünya üzerindeki insanların günlük yaşamlarının su ihtiyacı yeraltı suyuna bağlıdır.

Kaynak: DSi Genel Müdürlüğü

Buzullar ve BuzTepeleri

Ülkemizde Suyun Yönetimi

Akarsu Ve Göller

Dünyada Suyun Dağılımı

Su Kirliliği Etmenleri

Ülkemizde Su Kaynakları

Su Kaynakları: Yeraltı Suyu Ve Kullanımı

Şehirlerde Çim Alanlar Ve Su Tüketimi

Yağmur Nasıl Oluşur?

Çevreci Oteller

Elektromanyetik Kirlilik

Akarsu Ve Göller

 

Çevre Kirliliği - Küresel Isınma - Çevreci Ürünler - Enerji - Su - Atıklar - Emisyon - Gürültü - Çevre İzinleri - Çevre Hukuku - Çevre Mevzuatı

 ÇED - Atıksu Deşarjı - Atık Beyanı - Tehlikeli Atıklar - Atık Kodları - Geri Dönüşüm - Emisyon İzni -Teknoloji - Wallpaper - Basından Haberler

Anasayfa - E-Posta Grubu - İletişim

 

 www.cevreonline.com © Copyright 2007