KÜRESEL ISINMA

Sanayi devriminden beri, özellikle fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma ve sanayi süreçleri gibi çeşitli insan etkinlikleri ile atmosfere salınan sera gazlarının atmosferdeki birikimlerindeki hızlı artışa bağlı olarak, şehirleşmenin de katkısıyla doğal sera etkisinin kuvvetlenmesi sonucunda, yeryüzündeki ve atmosferin alt bölümlerindeki (alttroposfer) sıcaklık artışına “Küresel Isınma” adı verilmektedir.

Dünyanın ilk seri üretim hybrid otomobili Toyota Prius’un üretimine 2000 yılında başlandı. Bu başlangıç, birçok üreticinin de çalışmalarını hızlandırdı ve hybrid teknolojisi tüm dünyada yayılmaya başladı. Birçok ülkede hybrid otomobiller için vergi indirimi uygulanmakta. Fransız hükümeti elektrikli arabaları şarj etmek için ülke içinde bir ağ oluşturmaya karar verdi. Fransızlar elektrikli otomobil şarj istasyonlarının kurulumu için 2.2 milyar dolar bütçe ayırıyor. Otomobil üreticileri düşük CO2 emisyonu ve yakıt tüketimi ile birlikte daha çevreci otomobil teknolojileri konusunda farklı çalışmalar da yapıyorlar. Volkswagen geliştirdiği TSI motor teknolojisi ile 2009 yılında tüm hybrid ve dizel motorları geride bırakarak “Yılın Yeşil Motoru” ödülünü kazandı.

Çevre ile ilgili yasal düzenlemeler, endüstri tesislerinin çevreye verdiği zararlar konusunda önlemler almalarını zorunlu kılmaktadır. Bu durum ek maliyetlerin ortaya çıkmasına neden olmakla birlikte, ürünlerin çevreye olan etkileri konusunda yeni bir pazarlama boyutunu da beraberinde getirmektedir. Sonuç olarak küresel ısınma dünya ekonomisini de etkilemektedir. Yapılan araştırmalara göre, dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyıl boyunca 0,6 ºC kadar artmış, son kırk yıldır atmosferin 8 kilometrelik alt kısmında sıcaklıklar yükselmiş, kar örtüsü ve buzlanma ise %10 civarında azalmıştır. Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre, 11 bin 700 yıl önce Afrika’yı etkisi altına alan hava dalgasıyla oluşan Kilimanjaro buzulu erimeye başladı.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada, “uydu verilerine bakılırsa, 2020 yılında Kilimanjaro’nun beyaz şapkası yok olacak” deniliyor. Yok olacağından söz edilen Kilimanjaro’nun tepesinde bulunan buz tabakası, şu anda bile susuzluk çeken Tanzanya’nın nehirlerini besleyen ana kaynak. 2025 yılı itibariyle dünya nüfusunun neredeyse yarısının su kıtlığıyla karşı karşıya kalacağı tahmin edilmektedir. Kuzey Kutbu’nda Ozon Tabakasındaki Kayıp Rekor Düzeye Ulaştı.

Dünya Meteoroloji Örgütü, bu kış tabakanın yüzde 40’ının yok olduğunu bildirdi. Daha önce bu oran kış döneminde en fazla yüzde 30 olmuştu. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre, ozon tabakasının zarar görmesinin nedeni, endüstriyel kimyasal maddeler. Bu maddeler, atmosferin üst katmanlarında alışılmışın ötesi soğuk havalarda daha da tahrip edici oluyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
ATIKLAR
ÇEVRE SORUNLARI
SU KİRLİLİĞİ