2011 Atık Yönetimi Sempozyumu

2011 Atık Yönetimi Sempozyumu 17-21 Nisan 2011 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. Sempozyumun açılış töreninde konuşan Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Lütfi Akca, sempozyumun atık yönetimi konusunda yaşanan sıkıntıların ve çözümlerin masaya yatırılması, 2003 yılından günümüze kadar yapılan çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla düzenlendiğini belirtti. Akca, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün atık yönetimi konusunda yaptığı çalışmalarda temel hedefin atık miktarını en aza indirerek Anayasa’da da yer alan “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı”nın gereğini yerine getirmek olduğunu söyledi. 2011 Atık Yönetimi Sempozyumu’nda konuşan Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, ülkemizde hızlı ekonomik büyüme, şehirleşme, nüfus artışı ve refah seviyesinin yükselmesi atık türleri ve miktarındaki artış her bir atık türü için ayrı yönetim sistemi kurmak yerine tüm atıkları içine alan entegre bir yaklaşımın gerekliliğinin ortaya çıktığını söyledi. Entegre atık yönetiminin temelinin, atık yönetimi, atık önleme, atık azaltma, yeniden kullanım, geri dönüşüm, enerji geri kazanma, bertaraf hiyerarşisine dayandığını kaydeden Kınacı, 2003 yılından itibaren çevre mevzuatı ile alakalı büyük bir gelişme sağlandığını söyledi. Bu çerçevede; atık yönetimi konusunda mevzuat-uygulama, AB ve uluslararası kuruluşlar nezdinde kalıcı düzenleme ve çalışmaların gerçekleştirildiğini vurgulayan Kınacı, yürürlüğe giren atık yönetimine ilişkin mevzuatın sektörel yatırıma ivme kazandırdığını, ekonomik anlamda dinamik, güçlü bir yapının oluşmasının yanı sıra ciddi bir istihdam kaynağı oluşturduğunu kaydetti.

Kınacı, sağlık kuruluşlarının faaliyetleri sırasında oluşan atıkların diğer atık türlerinden daha yüksek oranda enfeksiyon riski taşıdığını belirtirken, bu nedenle tıbbi atıkların yetersiz ve uygunsuz muamelesinin, ciddi halk sağlığı sonuçları oluşturduğu gibi çevre üzerinde de olumsuz etkilere yol açtığını söyledi. Kınacı bu sebeple enfekte atıkların sterilize edildikten sonra bertaraf edilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından önem arz ettiğini vurguladı.

Atık yönetiminde denetimin daha etkin yapılması için bitkisel atık yağlar konusunda 82 belediyeye, hafriyat atıkları konusunda ise 4 belediyeye yetki devri yapıldığını dile getiren Kınacı, uygulamalara bakıldığında, sadece bitkisel atık yağlar açısından 18 bin denetim yapıldığını, bu anlamda belediyelerin yetki devirlerinin yapılabilmesi için Çevre Kanununda belirtilen altyapıları ivedilikle oluşturmaları gerektiğini söyledi. Atıklar, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde hammadde, yenilenmiş malzeme veya enerji olarak üretime ve ekonomiye tekrar kazandırılabilmektedir.

Sempozyumun sonuç bildirgesinde dile getirilen görüşler özetle şöyle:
-Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlanması ve Kullanımı ile ilgili teşvik imkânları sağlanmalı ve Yenilenebilir Enerji Kanununda (YEK), Atıktan Türetilmiş Yakıtlar tanımlara eklenmeli.
-Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması için ciddi tedbirler alınmalı. Bu konuda özellikle kat mülkiyeti yasasında değişiklik yapılmalı. Bu değişiklikle apartmanlar, siteler, toplu konutlara (özelikle TOKİ) atık yönetim planlarını hazırlama şartı getirilmeli. Site yönetimleri, apartman yönetimleri bu konuda gerekli tedbirleri almalı.
-Sokak toplayıcılarının, hurdacıların, lisansız çalışanların önüne geçilmeli. Lisanslı tesislerin yönetmelikte tanımlanan sistem dışında başka kişi ve kurum/kuruluşlar tarafından toplanan ambalaj atıklarının lisanslı tesislere alınmaları yasaklanmalı.
-Kullanılmış kızartmalık yağ toplama faaliyetleri belediyeler üzerinden yapılmalı. Bu yağlar lisanslı tesislerde biodizele dönüştürüldükten sonra elde edilen biodizel tekrar belediyelere teslim edilerek, belediyelerin toplu taşıma araçlarında ÖTV muafiyeti ile kullanılmalı.
-Solvent ve baz yağ ithalatının kontrol altına alınmalı. Ayrıca 10 Numara yağ üretiminin ve kullanımının önlenmesi konusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile ortak çalışmalar yapılmalı.
-Buzdolabı, monitör plastikleri ve monitör camlarının geri dönüşümü konusunda devlet tarafından bir çözüm üretilmeli.
-Hurdaya ayrılacak araç sayısının artması ve çevreyi kirletme potansiyeli yüksek eski araçların araç parkından çekilmesi amacıyla son kullanıcıya çeşitli teşvikler ve Avrupa Birliği Ülkelerinde olduğu gibi aracın yaşı ve kirletme potansiyeli ile doğru orantılı bir vergilendirme sistemi oluşturulmalı.

ÇEVRE KORUMA
ÇEVRE MEVZUATI
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
ÇEVRE DENETİMİ YÖNETMELİĞİ, ÇEVRE YÖNETİM BİRİMİ VE ÇEVRE GÖREVLİSİ
ÇEVRE DANIŞMANLIK HİZMETİ